Yoksa siz de 3 haftalık salgın önlemlerinin 3 hafta süreceğine inanıp bir süre sonra tüm bunların ne zaman başlayıp buraya geldiğini unutanlardan mısınız? Hoş geldiniz. Mart ayından beri bloğuma hiç girmediğimi düşünüp mesaj atanlar aslında biraz yanılıyor. Elbette buraya girdim, fakat son yazımın başlığını okuyunca gelen tarifi imkansız hisler ile yazdığım her kelimenin anlamsızlığı altında kalıp sayfayı kapattım. Tarih 3 Ekim 2020, eğer tekrar vazgeçmeden bu yazıyı bitirirsem muhtemelen bu cümleleri Ekim ayında okuyor olacaksınız. Tüm olan biten ve gelen geçenin altından sıyrılmaya çalışıp hala kendini ifade edebilmek için harcanmış 7 ayın ardından… Tekrar hoş geldiniz.

Daha önce güncel gelişmeleri paylaşamadığım uzun aralardan sonra Olan, Biten, Olmakta Olan başlıklı yazılar yazıyordum. Bu da onlardan biri. Sizi şimdi Mart ayına götürüyorum.

Her şey başladığında İstanbul’daydım. Hamdi Ulukaya Girişimi finali için gittiğim İstanbul’dan, okuduğum şehre dönemedim ve apar topar Mardin’e, ailemin yanına döndüm. 3 haftalık izolasyon önerilerimi içeren yazıyı tam olarak o günlerde yazmıştım. Bence iyi bir listeydi, ben de yazdığım şeylerin çoğunu yapıp bitirmiştim. 

Herkes gibi benim de okulum devam ediyordu; 3. ve 4. sınıf arasında bir yerlerde, ders vermek konusunda tam bir başarısızlık örneği olan Erasmus maceramın yaralarını kapatmak için 10 tane ders alıyordum fakat buna rağmen mezun olmak için bahar dönemi bitince almam gereken 5 ders kalıyordu, bu da okulumun 1 sene uzaması anlamına geliyordu. Yani bahar dönemini aralarında deneyleri yarım kalan lisans tezimin de yer aldığı 10 dersi verirken kalan 5 ders ve uzayan seneyi düşünmekle geçirdim. Aynı zamanda 2019 yılı yaz tatilinde başladığım araştırma projem de devam ediyordu. Bir yandan bu kadar derse ve online sınavlara girerken bir yandan tez yazıyor, diğer yandan da iletişim problemleri yaşayıp bir türlü ortak frekansa varamadığım araştırma danışmanımla yürüttüğümüz projenin final datalarını elde etmeye çalışıyordum.

Tüm bunlar olurken hep evde olduğum için kalıcı mental hasarlar biriktirmem uzun sürmedi. Fakat bahar dönemini bitirirken güzel şeyler de oldu, Hamdi Ulukaya Girişimi finalinden sonra New York’a gitmek için seçilen 24 kişiden biri olduğumu öğrendim, bildiğim ve deneyimli olduğum şeyleri yaparak evden çalışabileceğim ve para biriktirebileceğim tam zamanlı bir işe girdim, lisans bitirme tezimi yazdım, salgın nedeniyle online olan ve normal şartlarda katılamayacağım onlarca konferans ve online etkinliğe katıldım, bahar dönemi derslerimi şu ana kadarki en iyi dönem ortalamam (4.00) ile verdim. Yurtta kalan eşyalarımı almak için tekrar tek başıma otobüsle şehirlerarası yolculuk yapıp belki de boyumu aşan valizleri son kez Mardin’e taşıdım.

Fakat devam eden araştırmamı bitirmeden veya bitiremeden bıraktım.

Bir sene boyunca bende fark edemediğim korkular biriktirdiğini, kaygı bozuklukları yarattığını ve normalde zevk aldığım çalışma sürecimi işkenceye çevirmeye başladığını gözlemliyordum, bunu danışmanımla paylaşamıyor, kendi başıma çözemiyor, gerçekten faydası olan bir yardım alamıyor, çalışmayı bırakma cesareti de bulamıyordum. Bu konuda düşüncelerine çok önem verdiğim insanlara danışıp “bir aylık bir çalışma kaldı, dayan” önerileri alsam da, ilk defa hiçbir öneriyi dinlemeden sadece gerçekten yapmak istediğim şeyi yaparak 1 sene çalıştığım projenin final raporunu yazmadan, programdan mezun olmamayı göze alarak çalışmayı bıraktım. Bu da elbette beraberinde tahmin edilen büyük rahatlama hissini getirmedi, vicdan azabı, başarısızlık ve yetersizlik hissi ve özgüven problemleri yarattığını net olarak söyleyebilirim fakat zamanla geçeceğini düşünmüştüm. Hepsine rağmen, üzerinden 4 ay geçmişken söyleyebilirim ki, yine olsa yine bırakırdım. Benden çok büyük şeyler beklendiği yanılgısına kapılmış da olabilirdim, fakat neyden kaynaklı olursa olsun çok yorulduğum ve hiç iyi hissetmediğim çok açıktı. Keşke araştırmamı bitirebilseydim, bana açabileceği çok güzel kapılar olabilirdi fakat zaten çok zor geçen 1 sene boyunca kendim ile ilgili çok şey öğrendim ve bunlar bir sonraki stajımı yaparken çok işime yaradı.

Nisan ayı ortalarında yaz stajı için mail attığım bir yer vardı. Bu laboratuvar gerçekten çalışmak için can atacağım, Valencia’da staj yaparken bana danışmanlık eden Zahida’nın başvurmam konusundaki ısrarı olmasaydı kendime güvenmeyerek başvurmayı hiç düşünmeyeceğim ve uzaktan hayranlıkla izleyeceğim bir laboratuvardı. Kendime güvenmeme sebebim, sonu fail ve kaygı bozukluğu ile sonuçlanan son stajımdı ve bu laboratuvarda staj kabulü alırsam yine başarısız olacağımı düşünüyordum. Yine de başvurdum. Aynı zamanda Erasmus+ staj bursu için sınavlara da girmiştim ve Şubat ayında Almanya’da bir staj için de başvuru göndermiştim. İkisinden biri ile 2020 yaz tatilimi harika geçirebileceğimi umuyordum. (Staj demişken, staj maili yazmak ile ilgili yazdığım yazıyı okumak isterseniz sizi buraya alayım, fakat önce bu yazının devamını okuyalım bence.) 

Sonuç olarak Almanya’dan COVID nedeniyle uluslararası öğrenciler için olan araştırma programının iptal olduğu haberini alıp, başvurduğum diğer laboratuvardan kabul mailini aldım! Bu benim için harika bir haberdi, ta ki o staj da kampüste değil online olma kararı verene kadar. 

Yaz tatili başladığında yaz okulundan ders alıp uzayan okulumu bir dönem kısaltabilir miyim diye denemek istedim ve açılan dersleri takip ettim.

Mezun olmak için kendi bölümümün seçmeli derslerinden 5 tanesini almam gerekiyordu, fakat sonsuz evrenler arasında bir yaz okulunda tek bölümden 5 seçmeli dersin açıldığını bir paralel evrenin var olduğundan emin değilim. COVID-19’un nadir nimetlerinden biri olmalı ki, mezun olmak için sadece seçmeli dersi kalan öğrenciler için fakülteler içinde seçmeli havuz dersler açıldı. Herhangi bir bölümden bir öğrenci, fakültedeki ortak seçmeli dersleri alıp saydırabilecekti. Bu sayede kendi fakültemden, 1’i kendi bölümümden olmak üzere 4 ders alabildim fakat son 1 dersim eksikti. Pek emin olmayarak, sadece risk alarak (konu eğitim olunca hiç çekinmeden yaptığım şey) dilekçe yazıp Mühendislik fakültesinden bir seçmeli ders aldım. Bu 5 dersi geçip saydırabilmem durumunda okulu uzatmadan mezun olmam mümkün olacaktı. Bu da demek oluyor ki, Erasmus yaparken okulum uzamasın diye hiç gezip eğlenmeden ders vermeye çalışmam ve başaramayınca kahrolmam tamamen boşunaydı. Siz siz olun, Erasmus’a giderseniz yarınları çok da düşünmeyin.

Yaz okulu dersleriyle birlikte bir stajı online olarak sürdürmek, bu süreçte tam zamanlı işime devam etmek ve tüm bunları EVDE yapmak gerçekten çok can sıkıcıydı, ortam değiştirmeye gerçekten çok ihtiyacım vardı fakat tüm can sıkıcılığı ile bu sürece de evde başladım ve yaz boyunca yaz okulu derslerimi alıp, stajı sürdürdüm. Bir değişiklik iş tarafından geldi, Temmuz ayından itibaren sosyal mesafeli ve herkesin kendi odasında çalışacağı bir şekilde ofiste çalışmaya başladık ve bu sayede biraz olsun dışarı çıkmak iyi geldi. Ayrıca hep Eski Mardin’de çalışmak istemiştim, hatta okulum uzamasaydı lisans-yüksek lisans arasına bir seneyi gap year olarak Mardin’de çalışmaya ayırmayı düşünüyordum, bu da bir bakıma gerçekleşmişti. Tam olarak bu sene için planladığım alanda çalışıyorum üstelik.

Beklenmedik Mezuniyet…

Yaz okulu derslerimin hepsini verdim, farklı bölümlerden ve hatta fakültelerden almam beni bayağı zorlamıştı ve aynı anda yaptığım birçok şey olduğu için zamanımı yönetmek konusunda başarısız olup iki ay hep uykusuz gezsem bile sonuçta dersleri geçtim. Hatta güzel bir haber daha, geçtiğimiz günlerde, bölüm başkanımız ile görüştüğümde bana bu 5 dersin intibakının yapıldığını ve mezun sayıldığımı söyledi. Okulu normalde 1 sene, ya da en azından 1 dönem uzayan Berfin, aniden mezun olunca ne yapacağını şaşırmış durumda şu anda. En son 4 yaşındayken öğrenci değildim ve öğrenci değilken ne yapılır hiç bilmiyorum. Sanırım KYK borcu düşünülür?

Lise mezuniyetini yaşayamamış biri olarak üniversite mezuniyeti de bu şekilde aceleye ve salgına denk gelmiş biri olarak şu anda hala hiç mezuniyet töreni, kutlaması veya neşesi yaşamamış bir üniversite mezunuyum. Liseden mezun olduğumda mezuniyeti üniversite bitince yaşayacağımdan emindim, son duruma bakınca yüksek lisans veya doktoramı bitireceğim günler için herhangi bir plan yapmayı düşünmüyorum. Bu tarz talihsizliklere alışmak çok zor olmadığı için kendimi çok da eksik hissetmiyorum. 

Zevk veren aktiviteler vol1: Staj ödevlerine çalışmak.

Bu hafta 3 aylık stajımı tamamladım ve stajdaki çalışma arkadaşım ile büyük bir titizlikle çalışıp hazırladığımız araştırma raporumuzu teslim ettik. Raporumuz hakkında danışmanımızdan harika dönüşler aldık ve bu da bir önceki araştırmamın yarattığı yaraları onarmama biraz da olsa yardımcı oldu. Stajımız ODTÜ bünyesindeki bir laboratuvardaydı ve temel olarak biyoinformatik analiz yapıyorduk. Çok zevk aldığımı ve bana çok fazla şey kattığını söyleyebilirim, bu yaz kampüste olmayı çok istememe rağmen son durumda o kadar şey öğrendim ki hiç şikayet edemiyorum. Hatta keşke bitmeseydi, bana şu sıralar en çok zevk veren şey buydu diyebilirim, bir de havaların soğumaya başlaması. Eğer isterseniz online staj sürecini sizinle ayrı bir blog yazısında paylaşabilirim!

2 Ekim akşamı Hamdi Ulukaya Girişimi ekibiyle yaptığımız toplantıda COVID nedeniyle New York programının iptal olduğunu, eğitimlerin online olarak gerçekleştirileceğini öğrendik. Düşündükçe heyecandan uykularımı kaçıran birçok diğer şey gibi, bu da suya düşen birtakım planlar ve hayaller ile sonlandı. Bir yerden sonra ne öğrenirsek öğrenelim ertesi sabah yine evde uyanıyorsak pratikte hiçbir şeyin değişmediğini hissetmeye başlıyorum. Ya da hevesimizi kaybediyoruz gibi… Hevesimizi korumanın gerçekten çok ama çok zor olduğu olaylarla karşı karşıyayız genel olarak.

Şu anda hem işime devam ediyor, hem KizCode ile çalışmaya ve COVID’e uyarlanmış projeler üretmeye devam ediyor, bir yandan önümüzdeki sene yapacağım yüksek lisans başvurularım için TOEFL’a hazırlanıyorum.

1 Ocak’ta kendime söz verip öğrenmeye başladığım piyanoya evde kaldığım birkaç ay boyunca ara vermek zorunda kalmıştım. Şu anda çalışmaya devam ediyorum, iş yerimizdeki odamda bir piyano var ve her fırsatta kendimi piyano başında buluyorum, bu da ilerlemeyi kolaylaştırıyor. Gerçekten ilerlediğimi söyleyebilirim. En azından piyano taburesinde otururken ayaklarımı tabure ayaklarına dolamıyor, C harfi gibi oturmuyor ya da piyano tuşlarına dokunmatik telefon kullanan babaanneler gibi dokunmuyorum. Serçe parmağım da çay içen İngiliz asillerin serçe parmağı gibi durmuyor artık.

Kendimi harika hissettiğimi söyleyemem fakat umutsuz hissettiğimi de söyleyemem. Burada yazamayacağım birçok tatsız olayla birlikte tam hız çalışmaya devam ediyorum çünkü bir zamanlar çalışmak her şeyin ilacıdır, diye bir laf etmiştim, bunu kendime kanıtlamaya çalışıyorum. Bir takım yaraları da bunun sarabileceğine olan inancım hala var. Çok daha kötü şeyler de yaşayabilirdik şu ana kadar, çünkü büyük bir sağlık krizi ile karşı karşıyayız. Şu anda artık ailemin ve sevdiklerimin sağlığının yerinde olmasını istiyorum sadece. Bazen her şey sadece bundan ibaretmiş gibi görünüyor. Diğer her şey gürültü gibi.

Her şey harikaymış veya harika olabilirmiş gibi davranmamaya ve hayatı toz pembe göstermeye ihtiyaç duymuyorum. Çünkü hayat şu anda gerçekten çok zor ve biz üstesinden geliyoruz, bununla gurur duymalıyız. Aşağıdaki görsel söylemek istediğim durumu güzel ifade ediyor;

Siz neler yaptınız Mart’tan beri? Olan biten nedir? Tüm bu inişli çıkışlı süreçte yalnız olmadığımı bilmek çok iyi olacaktır, her sabah uyanıp buranın yorum kısmını kontrol edeceğim.

—- edit —-

Yeni işimin bana kazandırdığı güzel bir insandan 1 yeni mesaj;

mesajda şu yazıyor; Siz neler yaptınız Mart’tan beri? Olan biten nedir? Cümlesini okurken içimden; “Berfin ile tanıştım...” dedim. :)"

Çevrenizdeki insanlar kendinizi daha iyi hissetmek için bir sebep olabilir. 🙂

 

 

 

 

 

—- edit sonu —–

Bilimle kalın.

Maskesiz gezmeyin.

Sevgiler,

Berfin

Posted by Berfin Dağ

"Evren kadar atomdan oluşan ve evrende bir atom kadar olanım."

26 Yorum

    1. Teşekkür ederim

      Cevapla

  1. Hiçbir zorluğun sizi yıldırmasına izin vermeyin. Siz , ben dahil bir çok insanın idolüsünüz. Başarılarınızın devamını diliyorum. Mutlu, huzurlu, sağlıklı başarılarla dolu bir hayat diliyorum.

    Cevapla

    1. Çok teşekkürler!

      Cevapla

  2. Bir solukta..

    Cevapla

    1. Canım arkadaşım <3

      Cevapla

  3. Sanırım senin hayranınım Berfin. 🙂 Azmine, mücadelene, bilgine ve vicdanlı güzel yüreğine hayranım… Mezuniyetini kutluyorum. Gelsin yeni başarılar diyorum… Evde olmanın en güzel yanı, sevdiklerinin hep yanında olması diye düşünüyorum. Arada tartışmalar, bıkkınlıklar olsa da ailenin yanında ve sağlıklı olduğunu görmek insana güç ve huzur veriyor. Bu süreçte herkes farklı zorluklar ve sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor ama bu süreç bize kendimizi geliştirmemiz açısından da birçok imkan ve zaman sunuyor. Olumlu tarafından bakmaya gayret ediyorum, zira olumsuzluklar hayatımızda zaten çok. Boş zamanlarında şu virüsün RNA’sını bir incele Berfin, gelirse bir çözüm senden gelir bence. 🙂

    Cevapla

    1. Teşekkür ederim 🙂
      Kesinlikle ailemle geçirdiğim zaman olmasaydı bu çile çekilmezdi sanırım.

      Bazen insan “açayım Campbell Biyoloji’yi de aşıyı ben bulayım” havalarına girebiliyor tabii çaresizlikten, ama şu anda keşke laboratuvarda çalışıyor olsaydım demiyorum desem yalan olur. 🙂 Bilim insanlarına ve sağlıkçılara çok şey borçluyuz gerçekten.

      Cevapla

  4. Karnaval Fedaisi Ekim 4, 2020 at 1:58 pm

    Merhaba, öncelikle tüm bu yaptıkların için tebrik ederim. Gerçekten harika şeyler başarmışsın. Kendi adıma kötü günlerden geçiyorum denebilir, yaşadığım kişisel şeyleri geçsek dahi ortalamamın hali beni kötü etkiliyor gerçekten üstelik istediğim kariyer hedefine yönelik kimseyi bulamıyorum fakültemde veya Türkiye’de. Bu da beni dışarı,bakmaya itiyor ama bu ortalama ve cv ile kim beni ne yapsın diyorum bilemiyorum nasıl olacak. Bu olanlara rağmen hala birilerinin bir şeyleri güzel yapıyor ve başarıyor olduğunu görmek iyi etkiliyor beni o yüzden bir kez daha tebrik etmek istiyorum seni. Bilimle kal, sevgiler

    Cevapla

    1. Merhaba! Çok teşekkürler.
      Sadece ortalama ve CV’ye bakarak moral bozmamalısın, CV’ler birden bire büyük işler ile dolmuyor, gerçekten basamaklı bir süreç. Bence başka yerlere ve insanlara bağlı olmadan kendini geliştireceğin kaynaklar ve ortamlar bulabilir veya oluşturabilirsin. Benim CV’mde yazan sertifikaların hepsi online mesela, bunları elde ederken hiç ortama kasmam gerekmedi, ilgimi çeken şeyi bulup yapmaya çalıştım. Ardından öğrendiklerim bana bir sonraki basamak için yol gösterdi veya cesaret verdi.
      Başarılar diliyorum, sevgiler!

      Cevapla

      1. Karnaval Fedaisi Ekim 9, 2020 at 10:51 am

        Merhaba yeniden, teşekkür ederim tavsiyelerin için sana bu yorumu yazdıktan sonra uluslararası bir sempazyuma denk geldim çalışmak istediğim konu ile ilgili 🙂 Oradan da bir sürü şey öğrendim şimdi çok daha motive olmuş ve bazı şeyleri kafamda oturtmaya başlamamış olarak daha çok çalışacağım umarım. Dediğin gibi online sertifika bulmaya çalışacağım ve uluslararası orginizasyonların faaliyetlerini takip etmeyi düşünüyorum bakalım. Tekrar teşekkür ederim tavsiyelerin için olumlu şeyler oldukça senin de yazıların altında sana teşekkür ederek geleceğim,(Umarım burayı kişisel bir güncelleme,blog, gibi kullanmış olup seni kızdırmam :)) Başarılar diliyorum ben de sana yüksek lisans ve sonrası için.
        Bilimle kal, sevgiler!

        Cevapla

        1. Harika bir haber!!!
          İyi ki bu yazıyı yazmışım dedim. Sertifikadan çok online olarak kendi kendine öğrenebileceğin uğraşlar bulmalısın bence. Sertifikalar yanıltmacalı olabiliyor bazı siteler dışında. Onlar da ücretli ama finansal yardım başvurusu yaparsan güzel bir çıktı olur sertifika.
          Olumlu-olumsuz her konuda buraya yazabilirsin, yazılarımdan anlayacağın üzere ben 10 tane kötü haber verip 1-2 tane iyi haber veriyorum, çünkü hayat bu gerçekte. Başarılar!

          Cevapla

  5. Selam,

    Mezun olmak için dersleri vermeye çalışma ve aynı anda bir ton diğer işle uğraşmak gerçekten yorucu bir iş, tebrikler! Geçen sene, benzer şekilde hem uzaktan staj, hem fazladan ders alarak hem de mezun olduktan sonra avrupada girebileceğim bir iş arayarak 4. sınıfı bitirmeye çalıştım. Neyse ki falso vermeden tüm hedeflerimi gerçekleştirdim.

    Aradan geçen bir yıldan sonra farkettiğim gözlem ise o dönemki kaygı bozukluğu ve stres kalıcı olmuyor ve sıkı çalışma *genelde* karşılığını fazlasıyla veriyor.

    Yüksek lisans başvurularında bol şans 🙂

    Cevapla

    1. Bir ton işle uğraşmadan yaşadığımda huzursuz oluyorum. Okul ve staj bitince iki büyük sorumluluğum bitmişti ve bir hafta boyunca afalladım, her akşam eve gelince yapmam gereken bir şey varmış da yapmıyormuşum ya da unutmuşum gibi hissediyordum. 🙂
      Tebrik ederim, hedeflerini gerçekleştirmen harika, emeğine sağlık! Stresle başa çıkabildikten sonra en zor iş bile zevkli geçiyor sanırım.
      Teşekkürler!

      Cevapla

  6. Çok güzel:)

    Cevapla

    1. <3 Teşekkürler!

      Cevapla

  7. Marttan haziranın 20’sine kadar çok yoğun bir programla LGS’ye çalıştım aslında psikolojik olarak çok zordu çünkü zaten tüm yaptığım test çözmekti eğlenceli kısmı okul ve arkadaşlarımdı o da kapanınca gerçekten bir çöküş yaşadım ama kendimi çalışmak için zorlamıştım. Gerçekten zor zamanlardı. Ama sınavım ne kadar çok şey olmasına rağmen iyi geçti. Şu an lise 1.sınfım doğrusu lisenin ilk gününü evde geçireceğim aklımın ucundan geçmezdi.Hep o günün hayalini kurardım ama evde geçti. Gerçekten üzücü bir şey.
    Ve Berfin abla tek mezuniyet yaşayamayan sen değilsin bende 8.sınıf mezuniyetimi yaşayamadım:(

    Seni ve bloğunu çok seviyorum umarım çalışmalarının karşılığını alırsın. Sağlıklı kal 🙂

    Cevapla

    1. Okulların kapanması birçok açıdan zorlayıcı oldu gerçekten, hele ki sosyalleştiği tek yer okul olanlar için. Sınavının her şeye rağmen iyi geçmesine çok sevindim, çok tebrik ederim! Mezuniyetini kutluyorum, umarım sen de bir gün bunların acısını çıkarırsın. 🙂 Sağlıkla kal!

      Cevapla

  8. Mezuniyetini tebrik ederim senin adına çok sevindim.
    Zor ve tatsız koşulları kendini geliştirme fırsatına dönüştürmen çok ilham verici ve kendine hayran bırakan bir özelliğin.
    Blog yazılarının bildirimlerini de açtım bundan sonra hiç birini kaçırmak istemiyorum.
    Mezun olarak devam ettiğin bilim kariyerinde başarılar dilerim.

    Cevapla

    1. Çok teşekkür ederim!

      Cevapla

  9. Berfin abla,oncelikle tebrik ederim mezun olmuşsun. Cok basarilisin ,lise ogrencisi olarak senden ilham aliyorum .ben de calisyorum biraz psikolojik olarak seninle ayniyim,ama çalismak her seyin ilaci gercekten de .bi de senden ricam Instagramdan dm e baksan(muhbet.yldrm) sana bir konu hakkinda danısmak istiyorum .yardimci olursan cok sevinirim.sevgilerle ,bilimle kal

    Cevapla

    1. Merhaba! Çok teşekkür ederim. Mesajına hemen bakıyorum!

      Cevapla

  10. Berfin merhaba, açıkçası blogunda okuduğum ilk yazı. Sodyal medyadan takip ediyorum ama burayı yeni keşfettim.
    Pandemi süreci hiçbirimiz için kolay geçmiyor. Bazen sanki hep maske takacakmisiz gibi hissetsem de bu durumun değişeceğine inanıyorum.
    Planladığın işlerin bazen istediğin gibi gidemeyebiliyor hatta tamamiyle başarısız da olabiliniyor. Bir yıllık çalışmanı bırakman içinse şunu söyleyebilirim “mutlu hissediyorsan doğru yoldasındır” diye bir yazı okumuştum bir romanda ve senin de bu bir yıllık sürecin pek de mutlu geçmemiş. Belki de doğru yol degildi senin için. Yaşadıklarını birebir biz de yaşıyoruz diyemem ama hepimiz bu süreçte planlarımızı revize etmek zorunda kaldık hatta aldığım bir kararın böylesi bir döneme denk gelmesi ve sanki boşuna bu kararı almış olmam ve aslında geri dönüşü de olmayan bir karar vardı. Șansızlık benim için ama güldüm sonradan kendime yapcak bir şey yok dedim yeni yollar çizdim kendime. Yaşadığımız güzel şeylerin yanında pek de iyi olmayanlar da olabiliyor ve günün sonunda şunu diyebiliyorum kendime; that’s life.

    Cevapla

    1. Merhaba,
      Ben de şu anda sanki hep maske takacakmışız gibi hissediyorum, hatta eski fotoğrafları ve videoları görünce yıllar öncesiymiş gibi hissettiriyor. Onları izlerken bile yakınlıktan ve maskesizlikten ötürü rahatsız oluyorum, sanırım delirmek üzereyiz.
      Yeni yollar çizebilmek bir yetenek ve ayrı bir sınav, tebrik ederim. Farkında olmasam da ben de bunu yapmışım sanırım, daha açık görünmeye başladı gözümde.
      That’s life
      ve
      shit happens 🙂
      ama hala buradayız!

      Cevapla

  11. Merhaba,
    Mezuniyetini kutluyorum! Bunca işi bir arada yapmak herkesin yürütebileceği bir şey değil gerçekten ama görüyorum ki sen bunu başarıyla sürdüren az sayıdaki kişilerdensin. Tebrik ederim.
    Staj hakkındaki blogunu okumaktan zevk alırım, umarım kısa sürede gelir. 🙂

    Hayatında sevdiklerin, bir tutam şans ve bilginle çok iyi yerlere geleceğine eminim!
    Başarılar ♡

    Cevapla

    1. Merhaba! Çok teşekkür ederim. 🙂 Staj hakkında yazmayı ben de çok isterim, ilginizi çekecekse harika!
      Kocaman sevgiler, sağlıkla kalın <3

      Cevapla

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir