Nasıl yaptığımı ben bile bilmiyorum! – Geçen sene bugün

Nasıl atlattığımızı bir türlü anlayamadığımız olaylar, dönemler, günler olur. Ben geriye dönüp baktığımda hala inanamadığım birçok olay görüyorum; düşünürken garip bir stres, karın ağrısı, bir açıdan şaşkınlık ve gurur hissediyorum. Hatta bu kendimizin bile inanmadığı olaylar, önümüzde stresli ve korkunç görünen bir iş varken “Onu atlattıysam bunu da atlatırım.” dememizi sağlayan “o” şeyler oluyor ve bir bakıma itici bir güç olabiliyor.

Okumaya devam et Nasıl yaptığımı ben bile bilmiyorum! – Geçen sene bugün

Olan Biten #3

Yoksa siz de 3 haftalık salgın önlemlerinin 3 hafta süreceğine inanıp bir süre sonra tüm bunların ne zaman başlayıp buraya geldiğini unutanlardan mısınız? Hoş geldiniz. Mart ayından beri bloğuma hiç girmediğimi düşünüp mesaj atanlar aslında biraz yanılıyor. Elbette buraya girdim, fakat son yazımın başlığını okuyunca gelen tarifi imkansız hisler ile yazdığım her kelimenin anlamsızlığı altında kalıp sayfayı kapattım. Tarih 3 Ekim 2020, eğer tekrar vazgeçmeden bu yazıyı bitirirsem muhtemelen bu cümleleri Ekim ayında okuyor olacaksınız. Tüm olan biten ve gelen geçenin altından sıyrılmaya çalışıp hala kendini ifade edebilmek için harcanmış 7 ayın ardından… Tekrar hoş geldiniz.

Okumaya devam et Olan Biten #3

3 haftalık antiviral sosyal izolasyon nasıl geçer?

Merhabalar! Bana kendimi kelimenin tam anlamıyla “blogger” hissettirecek bir yazıyı en son ne zaman yazdım hatırlamıyorum, fakat o anlardan biri tam şu an. Bu yazımı, 16 Mart Pazartesi gününden itibaren başlayacak ve 3 hafta sürecek olan ara için yazıyorum. Buna tatil demek istemiyorum çünkü bu salgına karşı verilen bir ara ve tatil kelimesinin içerisine yükleyebileceğimiz birçok aktiviteye yer verilmemesi gerekiyor. Ben de, salgını yavaşlatmak için “sosyal izolasyon” olacak bu süreçte sosyal etkileşimde bulunmadan vaktinizi verimli ve sıkılmadan geçirmeniz için kendi önerilerimi yazdım.

Okumaya devam et 3 haftalık antiviral sosyal izolasyon nasıl geçer?

Dr Umut Yıldız ile Atlas Dergisi’ne yazdık: Uzayda Kadınlar #8M

Bu ay, hocam Dr Umut Yıldız ile birlikte Atlas Dergisi için bir yazı kaleme aldık. Bu yazının Mart ayına denk gelmesi tesadüf değil, özellikle kadınlar ile ilgili yazmak istedik. Bu nedenle bu haberi ve yazımızı sizinle paylaşmaktan mutluluk ve heyecan duyuyorum. Yazımızı hem Atlas Dergisi Mart sayısında, hem de atlasdergisi.com’dan okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar!

Okumaya devam et Dr Umut Yıldız ile Atlas Dergisi’ne yazdık: Uzayda Kadınlar #8M

Mail Yazma Rehberi: Staj, Araştırma Programları

Merhaba! Ben Berfin. Beni unutmuş olabilirsiniz diye kendimi baştan tanıtayım dedim. Tamam, biliyorum, buraya yeterince ilgi göstermiyor ve yazacağım dediğim şeyleri bile 6 ay sonra yazabiliyorum ama bunun için halihazırda bir vicdan azabı taşıdığımı da bilmenizi isterim. Bu yazı da uzun zamandır aklımda olan, ayrıca öneri olarak da gelen ve istenen bir konu üzerine: Mail yazmak!

Benim üniversite hayatımın ilk yıllarından beri işime en çok yarayan becerilerden biri oldu bu, üstelik ben de bir sürü blog yazısını didik didik ederek yazdığım mailleri yontarak temiz bir hale getirirdim. Bugüne kadar yazdığım maillerin, ya da genel olarak insanlarla yazarak kurduğum iletişimin çok faydasını gördüm. Birçok yeri ziyaret etme, birçok insanla tanışma ve görüşme, staj ve araştırma programlarına dahil olma şansına erişmede çok büyük faydası oldu çünkü akademide herkesle yüz yüz görüşme şansımız olmayabiliyor, hele ki aradığımız imkanlar yurt dışında ise. İmkanlarımızı çevremizle sınırlandırmak istemiyorsak ne istediğimizi iyi bilmek ve bunu iyi ifade edebilmek gerçekten çok önemli. “İyi ifade etmek” derken neyden söz ettiğime de değinmek istiyorum.

Bir üniversite öğrencisinden staj için mail alan bir akademisyenin mailde görmek isteyecekleri;
  1. Garip olmayan bir mail adresi
  2. İçeriği net olarak tanımlayan bir konu başlığı
  3. Doğru bir hitap
  4. Yazma amacınızı tek cümlede özetleyen bir giriş
  5. Kendinizi ve geçmiş deneyimlerinizi özetleyen bir paragraf
  6. Bu araştırma konusuna / laboratuvara / projeye olan ilginizi anlatan kısa bir paragraf
  7. Kapanış
  8. Mail imzası
  9. Mail ekleri (Akademik CV)

Bu maddeleri biraz daha açacağım elbette fakat genel olarak dikkat etmemiz gereken şeyler bunlar. Bu mail iskeleti biraz da niyet mektubu gibi duruyor, bu nedenle eğer niyet mektubunu ayrı olarak yazıp maile ekleyecekseniz 5. ve 6. maddeyi mailden çıkarıp sadece diğerleri ile kısa bir mail yazabilir, niyet mektubunuzun ekli olduğunu belirtebilirsiniz.

1. Mail Adresi

Her şeyden önce; ilk maili attığınız mail adresiniz, bundan sonraki iletişimi kuracağınız tek mail adresi olabilir. Bu nedenle aktif olarak kullandığınız, ismi çok garip olmayan -isminiz ve soy isminizden oluşması çok daha iyi, depolama alanı açısından sorun yaşamadığınız bir mail üzerinden iletişime geçmeniz çok daha iyi olacaktır. Eğer okulunuzun server’ına bağlı bir mail adresiniz varsa bu çok daha iyi, çünkü staj maillerine yanıt almamanın bir nedeni de -diğer nedenlere göre küçük bir ihtimal olsa da- maillerinizin spam kutusuna düşmesi olabilir. Resmi okul adresinizden attığınız maillerinizin ciddiye alınma ihtimali ve gelen kutusuna düşme ihtimali çok daha yüksek.

2. Mail Konusu

Eminim bu konuda hemfikiriz; bildirimini aldığımız mailleri açıp açmamak üzerinde etkisi en büyük olan şeylerden biri de mail konusu kısmına yazılan şey. Mail konu başlığında en çok dikkat edilmesi gereken iki şeyin “Kısalık” ve “Spesifiklik” olduğunu düşünüyorum. Mailin ne için atıldığının net olması ve açılmadan içeriğin anlaşılması, başlığın (ve hatta içeriğin de) kısa olması, okuyucunun maili herhangi bir yerde telefonundan bile okumayı tercih edebilmesini sağlar ve. Bu da okunmasını ve yanıtlanmasını, kısaca okuyucunun işini kolaylaştırır.

3. Hitap Şekli

Maillerinize başlarken, okuyuca hitap etmek için sakın Mr, Mrs, Miss kullanmayın. Bunun yerine Dr veya Professor gibi ünvanlar kullanın. Çok basitçe, ünvanı Dr olan birine yazdığınız maile “Dear Dr. xxx” ile başlayabilirsiniz. Mail yazdığınız kişinin ismini doğru yazdığınızdan emin olun, bu da oldukça önemli bir nokta.

4. İlk Cümle

İlk cümleniz, yazma amacınızı net olarak belirtmeli. “Laboratuvarınızda staj yapmak istediğim için yazıyorum.”, “xx araştırma programı kapsamında sürdüreceğiniz xx projesine ilgili olduğum ve bu projeye başvurmak istediğim için yazıyorum.” gibi. Bu da, okuyucuya mailin devamını ne zaman okuyacağını kararlaştırmak ile ilgili yardımcı olur. Devamını okumadan önce, gönderen kişinin bunca şeyi neden anlattığını bilmesi daha anlamlı olacaktır zaten.

5. Sizi ve deneyimlerinizi anlatan paragraf

İsminizi, bölümünüzü, ilgili olduğunuz konuları ve geçmiş deneyimlerinizi anlatacağınız kısım burası. Sakın burayı uzun tutmayın, çünkü burada olması gereken şeyler zaten akademik CV’nizde detaylıca bulunuyor olacak (bulunmuyorsa da, bulunmalı). Geçmiş deneyimlerinizi araştırma konusu-yeri şeklinde birer cümle ile anlatıp, bu araştırmalarda çalışmanın size ne kazandırdığını ve özellikle ne öğrendiğinizi, sizi sonraki araştırmalar konusunda nasıl etkilediğini ekleyebilirsiniz. Eğer daha önce hiç staj yapmamış, herhangi bir projede gözlemci olarak dahi bulunmamışsanız en azından ilgili olduğunuz birkaç konu belirtip bu konularda kendi çapınızda yaptığınız okumalardan – araştırmalardan yola çıkarak sizi neden etkilediğini, neden bu konuları daha detaylı öğrenmek istediğinizi, öğrendiğiniz en ilgi çekici şeyi belirtebilirsiniz. Hele ki burada belirteceğiniz şey, başvuracağınız proje ile de ilişkili bir konu ise bunları daha spesifik ve detaylı bir şekilde anlatmak daha iyi olabilir. Gerçekten ilgili olduğunuzu detaylı araştırmalarınız ve okumalarınızla desteklediğinizi kanıtlayın, karşı tarafı ilginize ikna edebilmelisiniz.

Eğer ilgili değilseniz, sakın yalan söylemeyin! Bunun yerine, ilgili olduğunuz bir konu bulup gerçekten araştırmaya zaman ayırın ve bununla ilişkili projelere ve laboratuvarlara başvurun. Hem kendinize, hem danışmanınıza karşı her zaman dürüst olmanız bütün sürecin sağlıklı ilerlemesinin anahtarı.

6. Neden özellikle bu laboratuvar?

Başvurduğunuz laboratuvarı özellikle seçme nedeninizi açıkça belirtin. Bunun için laboratuvarın geçmiş veya süren projelerine dair okumalar yapmak, gerçekten ne yaptıklarını anlamaya çalışmak ve hangi kısmına dahil olmak istediğinizi bilmek önemli. Bu laboratuvardaki araştırmalarda sizi heyecanlandıran şey ne ve buradan hangi becerileri almayı, neler öğrenmeyi hedefliyorsunuz, bunların yanıtlarını bulmak için kendinize biraz zaman verin ve ardından bu paragrafı şekillendirin.

7. Kapanış

Bütün derdinizi anlattıktan sonra bir kapanış cümlesi ile mail içeriğini sonlandırabilirsiniz. Ek olarak bir akademik CV eklediğinizden emin olmalısınız. Ek olarak başka ne eklediyseniz, bunları sonda belirtmelisiniz; “CV’m ektedir.” olabilir. Eğer bir programa başvurmuyorsanız “Gerekli görürseniz referans mektuplarımı da gönderebilirim.” benzeri bir cümle ekleyebilirsiniz, çünkü belli bir başvuru prosedürü olan programlarda referans muhakkak istenirken, başvuru sistemi olmayan bir laboratuvara kendiniz ulaşıyorsanız referans mektubu görmek isteyip istemediklerini öğrenmenin yolu böyle bir cümledir. Ardından “Sizden bir yanıt almak için bekliyor olacağım.” gibi bir son cümle ve altına “Saygılarımla,” yazabilirsiniz. Buradan sonra ise mail imzanız gelecek.

8. Mail imzası

Mail imzası, maillerinizin sonunda yer alan ve size dair “kimlik” niteliğinde bilgileri belirten kısa bir metindir. Bunu kullandığınız mail servisinin ayarlarından ayarlayabilir ve yazdığınız tüm maillerin sonuna eklenmesini sağlayabilirsiniz. Bir mail imzası isminizi, okulunuzu, bölümünüzü veya çalıştığınız bir enstitü ve laboratuvar varsa detaylarını, dilerseniz adresinizi ve telefon numaranızı içerebilir. Örneklerine Google’dan bakabilirsiniz.

9. Mail ekleri

Ekler kelimesi baya tehlikeli, şuradan itibaren canım ekler çekti.

Eklere, CV ve dediğim gibi, içerikte araştırmalarınızdan, motivasyonunuzdan ve kendinizden çok fazla söz etmeyecekseniz yazdığınız bir niyet mektubunu ekleyebilirsiniz. CV’nizin akademik CV olduğundan emin olun, bu tip bir CV bütün araştırma geçmişinizi detayları ile içermelidir. Bu araştırmalarda veya stajlarda kullandığınız teknikler, edindiğiniz en önemli birkaç beceri, araştırma kapsamında sürdürdüğünüz deneyler veya üstlendiğiniz görevler yazmalıdır. Akademik CV’de genelde fotoğraf ve doğum tarihi olmaz. Bunun sebebini çok merak etmiştim ve çok sonralarda okuyucunun sadece deneyimlerinize odaklanmasını ve yaştan dolayı ayırım yapmaması olduğunu öğrendim. Belki de yanlıştır ama özellikle gördüğüm ve dikkat edildiğine şahit olduğum bu detayı da paylaşmak istedim.

Benim mail yazarken dikkat ettiğim adımlar bu kadar. Şimdi “önerilerini kuru kuru yazmak yerine bir tane örnek mail yazıp onu da ekleseydin daha iyi olurdu” diyen olursa yanıtım şu olabilir,

Örneğe ne gerek var, göndereceğin maili direkt ben yazsam daha da iyi olmaz mı? 🙂

Hepinize başarılar ve bilim dolu günler diliyorum!

Yılın en güzel ayının tadını çıkarmanız dileği ile, sınavlarınızda da başarılar!

Saygılarımla,

ve sevgilerimle,

Berfin.

Al işte bitti… Yaz Tatilimin Özeti + Son Sınıf Olma Motivasyonu

Herkese selam! Yeni akademik dönemin 3. haftasına girmiş bir şekilde hepinizi selamlıyorum; biraz geç olmuş olabilir ama olsun, buna alıştık bence. Bu yazımı, yaz tatilimi nasıl geçirdiğimi anlatmak ve yeni döneme nasıl başladığımı ve ne tür planlarımın olduğunu paylaşmak için yazıyorum. Birçok kişi (yaklaşık 5 kişi falan), yeni dönemde daha verimli çalışmak ve üretken olmak için neler yapabileceğini ve benim günlerimi nasıl planladığımı soruyor. Aslında ben de kendime dönüp, “Ne yaptın sen?” diye soruyor ve bütün sürece dışarıdan bakmak istiyorum. Bu nedenle bu yazıyı yazmak istedim.

Okumaya devam et Al işte bitti… Yaz Tatilimin Özeti + Son Sınıf Olma Motivasyonu

Meyve Sinekleri ile Tanıştım! Valencia’da Gönüllü Staj

Herkese uzun bir aradan sonra bir staj yazısı ile merhaba!

İspanya’dan yazdığım son yazı, “Başıma neler geldi neler!” yazısıymış, orada ikinci dönemin ortasında neler çekmeye başladığımı anlatmışım. Onu yazdıktan sonra o dönemi kapatmam ve ülkeme dönmem çok zor ve yoğun bir süreç oldu. Bu süreçte anlatacak çok şey biriktirdim tabii. Üzerinden biraz zaman geçince, olan bitene daha uzaktan bakabildiğim için daha az ve öz yazabildiğimi fark ettim. Bu nedenle, o yazıdan sonra bugüne kadar gerçekleşen ve yazmaya değer bulduğum her şeyi belirli aralıklarla yazmaya ve yayınlamaya çalışacağım. Üzerinden çok zaman geçti ama biliyorsunuz ki burası bir gazete olmadığı için, her zaman sonuç olarak verim alınabilmesini amaçladığım için, geç olsun güç olmasın diyorum ve yazıyı yazmaya başlıyorum.  Okumaya devam et Meyve Sinekleri ile Tanıştım! Valencia’da Gönüllü Staj

İspanya Notları: Exchange Efsaneleri

Merhaba! Bu yazımda İspanya ve genel olarak Avrupa’da gördüğüm ve farklı bulduğum şeyleri derleyeceğim.

Bunu Avrupa’da görülebilecek farklı şeyler-alışkanlıklar diye  genellemek isterdim ama şimdilik sadece İspanya ve Norveç’i gördüm ve gördüğüm bazı şeyler de zaten sadece buralara özel. Normalde Erasmus gibi değişim programları ile Avrupa’da bir süre geçiren insanlar döndüklerinde bu tarz şeylerden söz edince çok sıkıcı buluruz, ben dahil. O yüzden bunları sohbetlerin içine sokmaktansa blog yazısı yazmayı ve not etmeyi tercih ettim. Fakat bunlar hep güzel şeyler değil tabii ki. İspanya dışında gördüğüm dikkat çekici şeyleri de ekleyebilirim, bunları ayrıca belirteceğim.

Okumaya devam et İspanya Notları: Exchange Efsaneleri

Teknoloji Bağımlılığı için Alınabilecek Önlemler

Elinizden telefonu düşürmüyor ve sürekli olarak sosyal medya platformlarında yeni gelişmeleri, arkadaşlarınızın ne yaptığını takip mi ediyorsunuz? Belki de tutkunu olduğunuz oyun için işinizi bile savsaklıyorsunuz… Tebrikler; kocaman bir ifadeyle belirtmek gerek: “Teknoloji bağımlılığı, sizi pençesine almış!”

Okumaya devam et Teknoloji Bağımlılığı için Alınabilecek Önlemler

İspanya Notları 8: Başıma neler geldi bir bilseniz

Herkese tekrar merhaba! Evet farkındayım uzun zamandır İspanya maceram hakkında güncelleme yapmadım, çünkü yapamadım. Aslında yapamadım demem inandırıcı olmaz çünkü istersek yapabileceğimizi biliyoruz, daha çok içimden yazı yazmak gelmedi diyebilirim. Çünkü çok yorulduğum, modumun çok düştüğü, kendi sabrımla ve psikolojik sağlamlığımla sınandığım, çok kötü zamanlar geçirdiğim ve tek başıma her şeyin üstesinden gelmeye mecbur kaldığım bir dönem oldu. Şu an bu yazıyı yazıyorum çünkü daha iyiyim ve uzun zamandır yazmamışken, size karşı tamamen açık ve samimi olmayı önemseyen biri olarak, bu olan bitenden söz etmek ve bunların üstesinden nasıl geldiğimi, en azından psikolojik olarak nasıl daha iyi olduğumu anlatmak istedim. Hem belki benzer sorunlar yaşarsanız, yalnız olmadığınızı hatırlarsınız.

Okumaya devam et İspanya Notları 8: Başıma neler geldi bir bilseniz